Anasayfa / Yazarlar / Levent Takan / Gerçekten Bir Basketbol Şehri miyiz ?

Gerçekten Bir Basketbol Şehri miyiz ?

Çok söylenen bir söz var, adeta şehir efsanesi gibi dolaşıyor ortalıkta, “Edirne bir basketbol şehridir”. Gerçekten de öyle mi? Edirne bir basketbol şehri mi?

Hiç kimse kusura bakmasın ama bu söylem bir şehir efsanesi olmaktan öteye geçmiyor.

Nasıl bir basketbol şehri isek, alt yapılar bir felaket. Alt yapı liglerine katılan kulüp sayısı iki elin değil bir elin parmakları kadar.

Ulusal liglerde oynayan her iki takımımızın alt yapılarda tek takımı yok. Takımı bırakın alt yapı çalışmaları bile yok.

Bir tanesinin göstermelik basketbol okulu olsa da ne bir istikrarlı çalışması var ne de bu konuda ciddi bir niyeti.

Alt yapı takımlarımız geçmişte, bazı alt yapı liglerinde takım olmadığı için kurulamayan ligler yüzünden Kırklareli ve Tekirdağ liglerine katılıp maç yapma fırsatı buldular.

Bir basketbol şehri olduğu söylenen Edirne’de kaç tane basketbol antrenörü var biliyor musunuz? Bu konuda referans alabileceğimiz tek kuruluş olan Türkiye Basketbol Federasyonu’nun il temsilcilikleri sitesine bakarsak sadece 22 basketbol antrenörü var. Bunlardan sadece 1 tanesi A-Lisansa sahip. B-Lisans antrenör yok.  6 antrenör C-Lisans. 6’sı erkek 3’ü kadın toplam D-Lisans antrenör sayısı 9. 6 kişi de E-Lisansa sahip. “Basketbol şehri” Edirnemizin sahip olduğu lisanslı antrenör sayısı 22. Sadece 3 kadın basketbol antrenörümüz var.

“Basketbol şehri” Edirne’miz de hakem sayımız kaç? Antrenör sayısından daha da düşük. Federasyon A-Klasman hakemimiz yok. B ve C klasman hakem sayımız birer tane. İl hakemi olarak 12’si erkek 2’si kadın 14 hakemimiz var. “Basketbol şehri” Edirne’de basketbol hakemi sayısı sadece 16.

Ya masa görevlisi, masa hakemi dediklerimiz? 14 kadın 1 erkek olmak üzere 15.

(Not: Basketbol İl Temsilcisi Sayın Gökhan Bilgin’den  42 saha 54’da masa aday hakemi olduğunu öğrendim. Sevindirici elbette. Ama kaçı hakemliğe yükselecek zaman gösterecek. Ne kadar çok hakemliğe yükselen olursa Edirne basketbolu o kadar daha çabuk gelişecek)

Basketbol takım sayımız 43 erkek 28 kadın olmak üzere toplam 71 gözüküyor. Sanıyorum buna okul takımları da dahil ve il düzeyinde, yani ilçelerle birlikte. İnanıyorum ki bu 71 takımın bir çoğu da işlevsizdir.

Toplam lisanslı oyuncu sayımız 451 erkek 201 kadın olmak üzere 652. Ki bu sayının da bir çoğu aktif basketbolcu yaşamını terk etmiştir. (Not takımlar ve oyuncular sayısının günün gerçeklerini yansıtmadığını, güncelleme çalışmaları yapıldığını Basketbol İl temsilcimizden öğrendim)

Eee bu rakamlara bakarsak Edirne nasıl basketbol şehri olabiliyor? Bunu düşündünüz mü hiç?

Basketbol şehri Edirne’de kaç tane basketbol muhabiri var? Basının ilgisi ne? Kaç kişi basketbolla ilgili köşe yazısı yazıyor? Üçü beşi geçer mi?

Haa, basketbol çok seviliyor, tek eli yüzü ‘düzgün’ salonumuz Mimar Sinan’da tribünler doluyor diyorsanız, onu da tartışırız.  Gerçekten doluyor mu? Var olan 2 ulusal takımımız başarılıysa tribünler doluyor. Başarı yoksa 300-500 kişi ya oluyor ya olmuyor.

Basketbol şehri Edirne’nin ulusal maç yapabileceği kaç spor salonu var. Ben Mimar Sinan’dan başka salon bilmiyorum.

Ya tribünleri dolduran seyircilerimizin basketbolu yakından takip edip, basketbol kurallarını yakından bildiğini söyleyebilir miyiz? Elbette bilen, basketbolu çok seven belli bir kesim var. Ama kaç kişi? 200 ? 300 ? 500 ?…

Şimdi birkaç gün önce bir alt yapı maçında hakemler tribünden kendilerine kötü tezahürat yapıldığı gerekçesiyle maçı durdurup salonu boşalttılar ve maça seyircisiz devam ettiler. Burada tek suç hakemlerin mi? Bu olay hakemlerin acemi olmasından mı kaynaklandı sadece? Seyircinin hiç mi suçu yok?

Yukarıda Edirne’de kaç basketbol hakemi olduğunu yazdım. Klasmanları da belli. Malzeme bu kadar ve Edirne’deki basketbol maçlarını bu hakemler yönetecek. Evet acemi olabilirler, deneyimsiz olabilirler. Zaten klasman sayılarına baktığımızda bu hakemlerimizin acemi olduklarını söyleyebiliriz. Başarılı olurlarsa, yani bu işi daha iyi yapmayı öğrenebilirlerse klasman yükseltecekler. Basketbol seyircimiz çalınan yanlış kararlarda hakeme verdikleri tepkide bu gerçekleri düşünüyorlar mı? Empati kurabiliyorlar mı? Maalesef kuramıyoruz. Hep duygusal davranıyoruz. Ne olursa olsun, haklı haksız hep taraftarı olduğumuz takımı tutup, hakemin verdiği her aleyhte kararı protesto ediyoruz.

 

Bu ulusal liglerde mücadele eden takımlarımızın maçlarında da böyle oluyor, alt yapı takımlarımızın maçlarında da, okul takımlarının maçlarında da.

Hakemlerimiz elbette bir çok yanlış kararlar veriyor. Yerel hakemlerimiz elbette bir çok hata yapıyor. Ama özellikle yerel maçlarda hakemlerin yaptıkları hataları yüzüne vurmayı, önce kendimize kaç tane hakemimiz var ki sorusunu sorarak yapalım.

Hakemler de daha çok çalışıp, daha çok maç izleyip kendilerini geliştirmek zorunda. Onlar da oyuncuyla, tribünle, antrenörle empati kurmak için çaba göstermek zorunda; Respect to Respect. Karşılıklı saygı yani.

Bu sezon Türkiye Basketbol Federasyonu bazı alt yapı liglerinde kural değişikliklerine gitti. Mesela bu tür maçlarda hücuma çıkacak takıma önde savunma yapamıyorsunuz, baskı kuramıyorsunuz. Kurarsanız antrenör teknik faul alıyor. Bir, iki sonra saha dışı. Bunu bilmeyen seyirci başlıyor hakeme veryansın etmeye. Ya kardeşim hakeme kötü yönettiği iddiasında bulunman için en az onun kadar kural bilmen lazım. Ve maalesef benchte veya şeref tribününde oturan antrenör, idareci veya yöneticinin olur olmaz tepkisi de tribünü baştan çıkarıyor.

Bu konuda bir örnek vereyim. Türkiye Basketbol 2.Ligi’nde oynayan Edirne Belediyesi Edirnespor erkek basketbol takımının Mamak Belediyesi ile oynadığı maçta hakem Edirnesporlu bir oyuncuya teknik faul çalıyor, hemen akabinde benche de teknik faul veriyor. Vay efendim takımım menajeri koşuyor masaya. Şimdi menajerde masaya koştu ya, zaten seyirci ne olduğunu çözememiş ama menajerin bir bildiği var ki masaya koştu diye düşünerek başlıyor hakemlere kalayı basmaya. Ama bilmiyor ki benche teknik faul verilmesinin nedeni oyuna giren oyuncunun masaya bildirilmeden oyuna dahil olması. Kural açık. Hakem basıyor teknik faulü. Şimdi hakem mi suçlu, yoksa kuralı çiğneyen kenar yönetimi mi?

Diğer yandan ulusal liglerde  oynayan bir kulübümüzün başkanı bir çok maçta agresif davranışlarıyla kendisi cezalar almakla kalmayıp, tribünleri de bu hareketleriyle olumsuz anlamda etkileyebiliyor.

Böyle giderse yakında ulusal düzeydeki takımlarımızın maçlarında da salon boşaltılırsa sürpriz olmayacak. Ateşli seyirci demek olur olmaz her şeye tepki veren seyirci demek değil. Ama maalesef bizde artık seyirci faktörü dez avantaj olmaya başladı. Hakemler bir birleriyle konuşmuyorlar mı? Hepsi bir birleri ile irtibatlı. Herkes yaşadığı olayları bir birlerine anlatıyor. Böyle giderse Edirne’ye maç yönetmeye gelen her hakem ön yargıyla gelmeye başlayacak. Ya da başladı bile.

Nasıl taraftar olunması gerektiğini bilmek isteyen Karşıyaka basketbol taraftarını bir incelesin derim.

Sözün kısası “Basketbol şehri” olmaktan çok uzağız henüz, oyuncusuyla, antrenörleriyle, hakemleriyle, yöneticileri, idarecileri, basını ve seyircisiyle…

Ne zaman ki bir birimizle empati kurmayı öğreneceğiz , karşılıklı saygıyı unutmayacağız işte o zaman gerçek bir basketbol şehri olabiliriz.

Geçtiğimiz gün alt yapı kulüpleri temsilcilerinin, hakem temsilcilerinin basketbol il temsilcisinin, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü temsilcilerinin konuyla ilgili yaptığı toplantıda vardıkları ortak sonuç hayata geçerse, yaşam bulursa o zaman bir basketbol şehri olabileceğiz.

Ama herkes işini layıkıyla yapacak. Yoksa hep birlikte kaybedeceğiz.

Check Also

Edirnespor’un Eren Beyaz Gibi Bir Pivota İhtiyacı Var

Edirnespor erkek basketbol takımı federasyonun davetini kabul edip Türkiye Basketbol Liginde oynamaya hak kazanınca, basketbolu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: EMEK KARŞILIKSIZ KOPYALANAMAZ !!!